Mersin Haber, Spor, Ekonomi, Yaşam | habermersin.com
2026-06-03 10:44:43

Dijital Diktatörlük

BEKİR ZORBA

03 Haziran 2026, 10:44

“Mükemmel bir diktatörlük, demokrasi gibi görünür”

Diktatörlükler ve diktatörler için yazılmayan, söylenmeyen kalmadı. Üstelik hemen herkes menfi yaklaştı meseleye. Elbette müspet yaklaşım beklemek doğru olmaz. Zira herkes özgürlükçü bir ortamda yaşamak ister. Tabii ki özgürlükçü ortam ve yönetim şekli, herkesin istediğini sınırsız yapma hakkı değildir.

Özgürlükçü idare şekli günümüzde İskandinav demokrasilerinde vücut bulmuştur. Yani nedir? İleri demokrasi, bireyin hak ve menfaatlerinin ideal biçimde korunduğu, teminat altına alındığı, hukukun üstünlüğüne dayalı bir sistemdir.

Özgürlükçü sistem, ileri demokrasi, bizde daha çok haklar bakımından değerlendirilir. İsteyenin istediğini yapması gibi. Biz şöyle algılarız: “Çocuğumu, karımı, zevkime göre döverim; vergiyi istediğim kadar veririm; kaldırım benim babamın malıdır, her şeyi oraya yığarım; evimde sonsuz gürültü yaparım; arabamı istediğim yere park ederim; trafik kurallarını ben belirlerim; çevreyi gönlümce işgal eder, kirletirim; her boş araziye bina dikerim; kanunlar çiğnenmek için vardır…”

Oysa ileri demokrasilerde haklar kadar ödevler de vardır. Eğer ödevler kısmına girersek bizde pek kimse ‘ileri demokrasi’ isteyemez. Büyük ihtimalle der ki “Teşekkür ederim, biz iyiyiz böyle. Demokrat olacağım diye -kimse kusura bakmasın- alışkanlıklarımdan, geleneklerimden taviz veremem.”

Galiba bazı toplumlar demokrasi görünümlü, otoriter rejimler altında yaşıyor ya da yaşamak istiyor. “Adı demokrasi olsun, zira kulağa hoş geliyor. Gerisini kim nasıl istiyorsa öyle yönetsin” anlayışı. Bu anlayış -bakmayın siz- vatandaşın da işine geliyor. Zira ileri demokrasilerde yapamayacağı kadar -yukarıda saydığımız- ‘özgürlükleri’ var. Galiba bizim ayarımızda toplumlar için uygun yönetim şekli ‘müşfik diktatörlük’. Otoriter bir baba figürünün, toplum ve ülke için iyi şeyler de yaptığı bir sistem. Zaten ataerkil, lider odaklı toplumlar bunu ister. Burada kendini aşağılama ve İskandinav ülkelerini övme durumu yok! Bu bir bünye meselesidir. Bizim bünyemiz onların demokrasisini ne ister ne de kaldırır!

Neyse bugünkü konumuz bu değil. Dijital diktatörlükten konuşacaktık. Bugüne değin diktatörlükler insan eliyle icra edildi. Tarih boyunca tiranlar, diktatörler, totaliter, otoriter rejimler yönetti çoğunlukla insanlığı. İnsan merkezli idi her şey…

Ancak artık bir şeyler değişmeye başlıyor. Önlenemez bir sürece çoktan girdik: o da yapay zekanın, makinaların hakimiyetidir. George Orwell’in ‘1984’ distopik kitabı gerçeğe dönüşmek üzere. Oradaki ‘big brother’ yani her şeyi gören, yöneten ana bilgisayar, bugün insanlığı yönetmeye geliyor. Tabii kitaptaki çoğu öngörüler çoktan gerçekleşti. Ama yapay zekânın tam hâkimiyetine biraz daha var.

Geçenlerde Elon Musk açıkladı. Yapay zekâ 2027 yılında bir insandan daha zeki hale gelecek. 2030 yılında ise tüm insanlığın bilgi birikiminden fazla yeteneklere kavuşacak. Bu demektir ki insandan daha iyi bilen, ayarlayan, üreten, tedavi eden, gören, yöneten bir… Adı ne olabilir ki? Artık buna makina, bilgisayar, yapay zekâ da diyemeyiz. Olsa olsa böyle bir yapı, dünyanın efendisidir.

Marksistlerin ‘modern köleci toplum’ dedikleri bu muydu yoksa? Ama onlar modern köleci toplum insan eliyle gelecek demek istemişlerdi. Yapay zekâyı hesaba katmamışlardı. Marksistler robot ekonomisini de hesaba katmadılar. İnsansı robotlar, her türlü mahlukata benzeyen robotlar geliyor. ABD’li bir şirket yılda 10 bin insansı robot üretiyor. Gelecek yıl sayı 100 bin robota çıkacak. Dünya genelinde üretim sayısı milyonları bulacak. Bu, öncelikle işsizliği tetikleyecek ama zamanla yeni meslekler türeyecek. Çalışma saatleri kısalacak. İnsan sayısı da zaten giderek azalıyor. İşsizlere ‘evrensel temel maaş’ adı altında ödenti bağlanacak.

Devletlerin yerini dev bilişim şirketleri alacak. İnsanlar oralarda çalışacak, oralardan maaşlar alacak. Tüm işlemler en azından vatandaş açısından hızlı ve şeffaf olacak. Yargılamalar, tedaviler, eğitim programları…

Süper yapay zekâ her şeyi görecek, denetim altına alacak ve yönetecek. Yaşamınızın her anı, sağlık durumunuz vb. anında görülecek, bilinecek. Suç, daha girişim aşamasında önlenecek. İnsan, her hâliyle kontrol altında olacak. Her vatandaş dijital bir veriye indirgenecek, kredi sistemine bağlanacak. Yaptığı her eylem kredi değerlendirmesine tabi tutulacak. Torpil, rüşvet, dolandırıcılık sıradan vatandaşlar için bitecek. Çocuk sahibi olmanız dâhi izne bağlı olacak.

Aile, ulus devletler bitecek ya da sembolik seviyeye inecek. Süper yapay zekâ herkes adına karar verecek. Bunların şu an yüzde 40’ı gerçekleşti. Geriye kalan kısım, geometrik artış büyümesiyle hızla gerçekleşecek. İnsanlık kendi kendini imha etmez ise azami 2050’de dijital diktatörlük merhaba diyecek.

Tüm bunlara boyun eğmek istemeyenler dağlara, ıssız bölgelere çekilecek. Tüm teknolojik aletlerden uzak, ilkel komünal toplumu andıran yaşamlar sürecek.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.