Mersin’in kültür hafızasında derin izler bırakan, kimine göre "Bakkal Mehmet Amca", kimine göre efsanevi muhtar, edebiyat dünyası için ise kadim bir geleneğin son temsilcisi olan Mehmet Doğan; Erdemli’nin yaşayan tarihi olarak anılmaya devam ediyor. "Yörük Gocası" lakabıyla tanınan Doğan, yaşamını Yörük kültürünü gelecek nesillere aktarmaya adadı.
Kıl Çadırdan Edebiyat Dünyasına Uzanan Bir Ömür1938 yılında Silifke’nin Ovacık Köyü’nde, bir kıl çadırda dünyaya gelen Mehmet Doğan’ın hikâyesi, aslında Anadolu’nun özeti gibidir. Ovacık eşrafından Kâmil Bey ve Uzuncaburçlu Ayşe Hanım’ın sekiz çocuğundan dördüncüsü olan Doğan, çocukluğunu Toroslar’ın sarp yamaçlarında çobanlık yaparak geçirdi. Fiziksel özelliği sebebiyle çocukluğundan itibaren "Uzun Mehmet" lakabıyla anılan Doğan, tabiatın okulunda yetişerek kuşların sesinden ve toprağın nefesinden ilham aldı.
36 Yıl Kesintisiz Hizmet ve GüvenMehmet Doğan, sadece bir edebiyatçı değil, aynı zamanda halkın güvenine mazhar olmuş bir yerel yöneticidir. Kargıpınarı’nda işlettiği bakkal dükkânını bir "gönül meclisi"ne dönüştüren Uzun Mehmet, burada sadece ticaret yapmamış, sözün ve sohbetin demlendiği bir kültür ocağı oluşturmuştur. Halkın ona duyduğu bu güven, 36 yıl boyunca aralıksız sürdürdüğü muhtarlık göreviyle tescillenmiştir.
Erdemli’nin Hafızası: Kargıpınarı Yöresel Kültür MüzesiYörük-Türkmen kültürünün unutulmaması için büyük çaba sarf eden Mehmet Doğan, "Bizim geçmişimiz silinmesin, kültürümüz yaşasın" diyerek kendi imkânlarıyla Kargıpınarı Yöresel Kültür Müzesi’ni kurdu. Bu müze, sadece eski eşyaların sergilendiği bir alan olmanın ötesinde, Doğan’ın geçmişine ve atalarına olan vefa borcunun somut bir simgesi niteliğini taşıyor.
Karacaoğlan Geleneğinin Son TemsilcisiMersin Yazarlar Derneği’nin aktif bir üyesi olan Uzun Mehmet; romanları, hikâyeleri ve hece ölçüsüyle kaleme aldığı şiirleriyle Karacaoğlan ve Âşık Veysel geleneğini sürdürüyor. Erdemli’nin "Yaşayan Hafızası" olarak nitelendirilen Doğan, şiirlerinde kendini "Yalnız Çınar" olarak tanımlasa da, gölgesinde koca bir Yörük kültürünü barındırmaya devam ediyor.
Kültürel değerlerin hızla tüketildiği günümüzde, Uzun Mehmet gibi değerlerin kıymetini bilmek, sadece bir vefa borcu değil, aynı zamanda geleceğe sahip çıkmak anlamına geliyor.