Ancak bölge halkı ve doğaseverler için endişe yaratan tek konu kuraklık değil; gözler bölgedeki sanayi devine, Medcem Çimento'ya çevrilmiş durumda.
Mevsimlik Bir Mucize: Işıklı GöletiDeniz seviyesinden 450 metre yükseklikte konumlanan Işıklı Göleti, bölgenin ekosistemi için hayati bir önem taşıyor. Yaklaşık 80 dönümlük geniş bir alanı kaplayan ve 1 kilometrelik çevre genişliğine sahip olan gölet, kış ve ilkbahar yağışlarıyla dolduğunda tam anlamıyla bir görsel şölen sunuyor.
Yılın ilk aylarında çevresindeki bitki örtüsüne ve yaban hayatına can suyu olan gölet, biyoçeşitliliğin korunmasında kritik bir rol oynuyor. Doğa fotoğrafçıları ve kampçılar için eşsiz bir rota olan Işıklı, maalesef bu güzelliğini yıl boyu koruyamıyor.
Sular Çekildiğinde Ortaya Çıkan GerçekYaz aylarının gelmesiyle birlikte artan sıcaklıklar, Işıklı Göleti için zorlu bir sürecin başlangıcı oluyor. Su seviyesindeki dramatik düşüş, göleti neredeyse tamamen kurutarak gözden kaybolma noktasına getiriyor. Ancak son yıllarda bu doğal döngünün, insan ve sanayi faktörüyle daha da sertleştiği konuşuluyor. İşte tam bu noktada, bölgedeki madencilik ve çimento faaliyetleri tartışmaların odağına yerleşiyor.
Buz Dağının Karanlık Tarafı: Medcem ÇimentoIşıklı Göleti'nin kuruması sadece meteorolojik bir olay mı, yoksa çevresel baskıların bir sonucu mu? Bölgedeki devasa endüstriyel varlık, Medcem Çimento, bu manzarada "buz dağının karanlık tarafı" olarak nitelendiriliyor.
Sanayi faaliyetlerinin su kaynakları üzerindeki baskısı ve bölgenin doğal dokusunda yarattığı değişimler, Işıklı Göleti gibi hassas sulak alanların geleceğini tehdit ediyor. Çimento fabrikasının yarattığı toz, trafik ve hammadde sahalarının genişlemesi, sadece göleti değil, bölgedeki tarımı ve yaşam kalitesini de "gölgede" bırakıyor. Doğaseverler, Işıklı Göleti'nin sadece mevsimsel yağışlara değil, sürdürülebilir bir çevre politikasına da ihtiyacı olduğunu vurguluyor.
Doğanın sessiz çığlığı olan Işıklı Göleti, hem kuraklıkla hem de sanayileşmenin ağır gölgesiyle mücadele etmeye devam ediyor.
Derleyen: Yüksel Dilek Yağmuroğlu