Siyaset sahnesinde vaatler ile gerçekler arasındaki uçurum hiç bu kadar derinleşmemişti. Demokrasi, özgürlük ve adalet gibi evrensel kavramların arkasına sığınarak yürütülen siyasetin, perde arkasında nasıl bir çıkar çarkına dönüştüğünü ibretle izliyoruz.
Çelişkili Açıklamalar
ve "Kasa" Masalları
CHP’nin kasasını boşaltıp kenara çekilenler, bugün televizyon ekranlarına çıkıp "Her şeyi butlana bıraktık" yalanlarıyla kamuoyunu oyalamaya çalışıyor. Bir yanda Özgür Özel’in "Paramız yok" feryatları—ki bu durum halk nezdinde "Çaldıklarımız bizimdir, siz bize bağış yapın ki çalmaya devam edelim" anlayışından farksızdır—diğer yanda ise aynı gün içerisinde bir başka partilinin "Paraya ihtiyacımız yok" beyanı...
Bu neyin çelişkisidir? Açgözlülüğün ve doyumsuzluğun sınırı nerede bitmektedir? Haluk Levent’in Ahbap üzerinden yürüttüğü dayanışma modelini kopyalayarak yeni bir parti üzerinden fon sağlama telaşı, bu zihniyetin en somut örneğidir.
"Devlet Yok" Diyenlerin "Pamuk Eller Cebe" Söylemi
Geçmişte "Devlet yok, Ahbap var" diyerek kurumsal yapılara saldıranların, bugün "CHP bitti, Yeni Parti çıktı; haydi pamuk eller cebe" noktasına gelmiş olması tesadüf değildir. Dini imanı para olanların; demokrasi, özgürlük ve adalet kavramlarını maske olarak kullanıp insanların kaynaklarını gasp ettiği bir çağda yaşıyoruz.
İşin en acı tarafı ise, kendilerini "çağdaş, laik ve ilerici" olarak tanımlayan milyonlarca insanın bu kurgulanmış illüzyona inanması ve adeta zekalarıyla alay edilmesine göz yummasıdır.
Uğur Mumcu’nun İşaret Ettiği Gerçek
Türkiye Solu, sosyolojik araştırmalara konu olacak nitelikte bir yozlaşma örneği sergilemektedir. Sahtekarların, dolandırıcıların "Solculuk" ve "Atatürkçülük" etiketi altında el üstünde tutulduğu bu düzende, merhum gazeteci Uğur Mumcu’nun yıllar önce yaptığı o tarihi tespit zihinlerde yeniden yankılanıyor:
"Bu memleketi soyanların Atatürk maskesi taktığı çağdayız..."
Sonuç: Soyulun ve Soyunun!
Milletin aklıyla alay eden bu anlayışın halka sunduğu reçete bellidir. Tabloyu özetleyen o acı gerçekle yüzleşmek gerekir:
Soyunun Anammm... Öyle değil mi yoksa? Soyulun Anammm...
Yok yok, her ikisi de bu siyaset tarzına son derece uygun: Hem soyulun, hem de soyunun! Bu zeka düzeyi ve bu yaklaşımla ancak bu kadarını yapabilirsiniz.
