ERDEMLİ’DE KÖR OLAN DİLENCİ DEĞİL. ŞAHLANDIĞIMIZI ZANNEDENLERDİR.

Erdemli’ye ilk kez gelen bir adam, Merkez Cami’nin önünde dilenen bir kör görür.

Ertesi gün dilenci aynı yerde fakat bu kez topaldır.

Üçüncü gün de aynı yerde ama bu sefer de sağır ve dilsizdir.

Adam dayanamayıp sorar: “Yahu sen her gün başka birine dönüşüyorsun. Hangisi sensin?”

Dilenci gülümser, dizine vurur ve tokat gibi cevabı yapıştırır:

“Bu memlekette kendini yenilemezsen sana kimse dönüp bakmaz.”

Şaka gibi ama değil.

Bu, Erdemli’nin fotoğrafıdır.

BU ŞEHİRDE YENİLİK SEVİLİR… AMA MAALESEF HEP AYNI TÜR YENİLİK!

Erdemli’de yenilik denince akla ne geliyor?

Yeni asfalt mı?

Yeni köprü mü?

Yeni proje mi?

Hayır.

Erdemli’de yenilik; aynı hikâyeyi her seferinde farklı ambalajla satmaktır.

Dün “müjde” diye iptal edilen yol...Bugün “müjde” diye yeniden gündeme gelir.

Dün “halk için” denilen iş…Bugün birilerinin cebine “rant” olur.

HALK HEP AYNI, OYUN HEP AYNI… SADECE DİLENCİ DEĞİŞİYOR!

O dilenci aslında tek kişi değil.

O dilenci, bu düzende rol değiştirmek zorunda bırakılan herkes.

Esnaf mesela…

Dün siftah yapamazdı.

Bugün dükkân kapatıyor.

Yarın icraya düşüyor.

Genç mesela…

Dün iş arıyordu.

Bugün umudu arıyor.

Yarın memleketten kaçacak yer arıyor.

Vatandaş mesela…

Dün geçinemiyordu.

Bugün borçla yaşıyor.

Yarın “kader” diye susturuluyor.

Ama birileri hep aynı cümleyi kuruyor: “Şahlanıyoruz.”

Kim şahlanıyor?

ERDEMLİ’DE GÜNDEM DE YENİLENİR, GERÇEKLER DE SÜSLENİR!

Bu şehirde bazıları için siyaset; hizmet değil, sahne sanatıdır.

Bir gün fotoğraf.

Bir gün kurdele.

Bir gün iftar.

Bir gün sosyal medya.

Ama tarımda, esnafta, gençte, işçide, emeklide… hiçbir yerde hiçbir şey düzelmez.

Çünkü amaç düzeltmek değil.

Amaç oyalamak.

BU MEMLEKETTE YENİLENMEK ZORUNDA OLAN HEP GARİBAN!

Dilenici bile kendini yeniliyor. Çünkü bu düzen acıya bile alışıyor.

Bugün birinin açlığına bakıyorsun...Yarın görmez oluyorsun.

Bugün birinin feryadını duyuyorsun...Yarın sağır oluyorsun.

Toplum böyle böyle körleşiyor. Böyle böyle duyarsızlaşıyor. Böyle böyle dilsizleşiyor.

Ve sonra birileri çıkıp diyor ki: “Her şey çok güzel.”

Güzel olan ne?

Yoksulluk mu?

Haksızlık mı?

Adaletsizlik mi?

Torpil mi?

Haksız kazanç düzeni mi?

Zincir marketin esnafı boğması mı?

Rantın şehri kemirmesi mi?

SON SÖZ: ERDEMLİ’DE DİLENCİ BİLE AKILLI, YÖNETENLER İSE HALKI SAF SANIYOR!

Merkez Cami önündeki dilenci aslında şunu söylüyor: “Bu memlekette acı bile güncelleniyor…

Ama utanma duygusu güncellenmiyor!”

Erdemli insanı yenilik sever…Doğru.

Ama biz artık yalanın yenisine değil, gerçeğin kendisine talibiz.

Çünkü bu şehirde bir şey yenilenecekse; dilencinin rolü değil, düzenin kendisi yenilenmeli!

YORUM EKLE