Miting Meydanlarından "Duygusal" Siyasete
Uğur Mumcu öldürüldüğünde İzmir’de büyük bir miting yapıldı. Devyol örgütü sanki yeniden doğmuş ve meydanda baskın bir figür haline gelmişti. O gün kendime şu soruları sordum: "Bu kadar Devyolcu nereden çıktı? Nasıl toplandı?"
Ardından 1 Mayıs’ta tekrar meydanlara indik. Ama ortada büyük bir terslik vardı: Mumcu mitinginde 30 bin kişilik olan kitle, 1 Mayıs mitinginde bir anda 3 bin kişiye düşmüştü. Tekrar düşündüm: “Lann bu nasıl bir iş? Dün ‘Devlet besliyor, kontrgerilla vuruyor’ sloganı atanlar nerede?”
Ve kendime şu cevabı verdim: Tamamen duygusal ($).
1990’larda tek tük de olsa dürüst ve samimi devrimci abilerimiz vardı. Bunlar, eski yoldaşlarının devrimcilik adına girdikleri pis ve çirkin ilişkileri görünce, “İyi ki devrim yapmamışız; yapsaydık bunlar ülkeyi yer, bizi de asarlardı” diyorlardı. Bu tespit son derece doğruydu.
Medya Maymunları ve Aklanan Odaklar
Adalet Bakanı; Mumcu, Üçok gibi faili meçhul (aslında faili belli) cinayetlerin aydınlatılacağını söyledi. Aslında biz bu suikastları kimlerin yaptığını ve yaptırdığını gayet iyi biliyoruz. Sivas Madımak katliamı aydınlatılınca da herkes kimlerin ne kadar pislik ve şerefsiz olduğunu net bir şekilde anlayacak.
Medya maymunları bu cinayet ve katliamları yıllarca hep başkalarına yükledi. "İran" dedi, "Hizbullah" dedi; MOSSAD’ı, Kemalist ekipleri, sol ve sosyalist grupları akladı.
Birgün Gazetesi ve Veli Küçük Bağlantısı
Eski Devyolcuların Sol Parti üzerinden provokasyon içerikli "şeriata ve faşizme karşı" pankartını 8 ay önce gördük. Bugün onların gazetesi Birgün’ün, Bay Kemal’in konuştuğu salona gelenlerin Cast ajansı tarafından getirildiği yönündeki provokasyonuna da şahit olduk.
Bunlar Birgün gazetesini insanlardan para toplayıp kurdular; ancak bu süreçte hiçbir şeyi kayıt altına almadılar. Ne kadar para toplandı, toplanan paralara ne oldu? Hiçbir açıklama yapmadılar. Sonra da gazetenin bilmem ne yayın organına satıldığını öğrendik. "Düzenleme" dediler... Biz de sorduk: "Bu yayın organının sahipleri kim?" Cevap dahi vermediler... Mumcu mitinginde kontrgerilla karşıtı slogan atanlar, gazetelerini kontrgerillanın babası Veli Küçük’e satmıştı.
Cast Oyunu ve Sabetaycı Bağlantılar
Şimdi de bunlar bir Cast oyunu yürütüyor. Sanki CHP bir salona bin kişi toplayamazmış gibi bir algı yaratıp halkı CHP’den koparmaya çalışıyorlar; bu da tamamen duygusal ($).
Peki bunu kimin için yapıyorlar? Tabii ki Yeni Parti için, Özgür için... Çünkü Özgür kendi çocukları. Özgür’ün solu Devyol, sağı FETÖ, ortası Sabetay’dır.
Ve bu faili meçhuller ile yaşanan katliamlar aydınlatıldığında işin ucu bu Sabetaycılara dokunacak. Aslında nasıl bir Cast Ajansı işi yürütüldüğünü herkes anlayacak... Tüm solun figüran olarak nasıl kullanıldığı ortaya çıkacak...
Oyun bozulacak! Bu ülkede "Terör nerede?" diyenler, "Terörist kim?" diyenler bu yazdıklarımı iyi okusunlar. İnsanların bildiğini sandığı her şey yalan, her şey uydurma.
Geleceğe Dair Ezber Bozan Gerçekler
Aha buraya yazıyorum:
Gürdal Mumcu: Uğur Mumcu cinayeti soruşturması yeniden açıldığında, ilk olarak ifadesine başvurulan kişi ve ilk sanık eşi Gürdal Mumcu olacaktır.
Sivas Katliamı Kirli İlişkileri: Erdal İnönü ve atanan Sivas Valisi, Sivas Valisi ile o zamanın Kültür Bakanı Fikri Sağlar arasındaki kirli ilişkiler ortaya çıkacaktır. Fikri Sağlar da bir numaralı zanlı olarak yargılanacaktır.
Birgün Gazetesinin Başındaki Kayyum: Birgün gazetesine yüzlerce yazar girmiş, çıkmış veya kovulmuştur. Ama Fikri Sağlar en başından en sonuna kadar bu gazettedir. Çünkü o, Birgün gazetesinin başındaki kayyumdur.
Buradan da bazı bağlantılar kurabilirsiniz; yeter ki bilgileriniz arasında anlamlı iletişimler kurabilmiş olun...
