İçişleri Bakanı Mersin’de “lavaş çetesi çökertildi” diye açıklama yaptı.
İnsan bir an durup düşünüyor:
Ekmek…
Sofranın en masumu, en temel ihtiyacı…
Onun bile çetesi olmuşsa, gerisini varın siz düşünün.
Bir zamanlar “ekmek aslanın ağzında” derdik.
Şimdi aslanın dişleri de var, çetesi de, tehdidi de…
Demek ki mesele sadece suç değil, mesele düzen.
Pazarda, fırında, tarlada, nakliyede;
Her yerde örgütlü bir açgözlülük,
Her yerde bir “fırsatçılık ekonomisi”.
Lavaş dediğin, yoksulun sofrası, öğrencinin umudu, işçinin karnını doyuran son kale…
Orada bile tekel, orada bile baskı, orada bile mafyavari düzen kuruluyorsa;
Bu iş artık adli değil, ahlaki bir meseledir.
Devlet çökertir, doğru.
Ama asıl soru şu:
Bu çeteleri doğuran zemin neden var?
Neden insanlar bir ekmeğin bile rant kapısı olabileceğine inanıyor?
Bugün lavaş,
Dün sebze,
Önce et, sonra yağ, şimdi ekmek…
Sırada su mu var, hava mı?
Bir toplumda en temel ihtiyaçlar bile organize suçun konusu oluyorsa,
Orada sadece güvenlik değil,
Sosyal adalet de,
Ekonomik denge de,
Vicdan da alarm veriyor demektir.
Lavaşın çetesi olur mu demeyin.
Oldu işte.
Ve eğer ekmek kirlenmişse,
Biliniz ki sorun sadece mutfakta değil,
Bütün düzendedir.
