Ömer SEZER'in Kaleminden...
(Büyük Erdemli Ailesi'nin Sesi)
Yıllardır aynı yalanı pişirip pişirip önümüze koyuyorlar:
“Keçi ormanı bitiriyor.”
Bu söz masum değil.
Bu söz çevrecilik değil.
Bu söz, düpedüz Toros dağlarına kurulan pusu, Yörüğe çekilen operasyondur.
Çünkü keçi; Yörük Türkmeni için sadece bir hayvan değildir.
Keçi; ekmektir, özgürlüktür, üretimdir.
Keçi; yaylanın dili, obanın rızkı, dağın bereketidir. Keçiyi bitirirsen, göçer Yörük biter. Yörük biterse Toros dağları boşalır. Toros dağları boşalırsa bu memleketin omurgası kırılır.
ORMANI KEÇİ DEĞİL, RANT YİYOR!
Ormanı kim bitiriyor biliyor musunuz? Keçi değil!
Ormanı; maden kamyonları bitiriyor.
Ormanı; imar oyunları bitiriyor.
Ormanı; “yanan yer” bahanesiyle çöken rant düzeni bitiriyor.
Ormanı; ağaç kesip yerine beton diken zihniyet bitiriyor. Ama onlara dokunamıyorlar. Çünkü onlar güçlü. Onlar kalabalık. Onlar parayla konuşuyor.
Keçi konuşamaz.
Yörüğün lobisi yoktur.
Yörüğün tek silahı alın teridir.
Bu yüzden hedef keçidir.
KEÇİ SÜTÜNE DÜŞMANLIK, ÜRETİME DÜŞMANLIKTIR.
Keçi sütü; besin değeri yüksek, şifa gibi bir nimettir. Ama mesele süt değil! Mesele şu: Bu ülkede doğal üretim ayakta kalmasın. Köylü geçinmesin. Yörük dağda durmasın.
Herkes şehre insin, herkes bağımlı olsun. Çünkü üretici ayakta kalırsa, düzenleri bozulur. Çünkü Yörük yaşarsa, bu topraklar teslim alınamaz.
BU BİR KÜLTÜR KIYIMIDIR.
Keçiye “zararlı” diyenler, aslında şunu demek istiyor:
“Toros’ta sana yer yok.”
“Bu dağlar senin değil.”
“Bu kültür bitsin.”
Unutulmasın ki:
Toros’u keçisiz, Yörük’süz bırakmak;
ormanı korumak değil, ormanı sahipsiz bırakmak demektir.
SON SÖZÜ AÇIK SÖYLEYELİM:
Keçiye atılan iftira, orman için değildir.
Keçiye açılan savaş, doğa için değildir.
Bu; Yörük Türkmenini bitirme planıdır. Toros’u boşaltma planıdır.
Üretimi susturma planıdır.