Mersin Haber, Spor, Ekonomi, Yaşam | habermersin.com
2026-06-27 02:02:32

YOKLUĞUN YEMEĞİ BİLE, VARLIĞIN SİMGESİ OLDUYSA...

Ömer SEZER

osezer@habermersin.com 27 Haziran 2026, 02:02

Rivayete göre Hz. Nuh'un Gemisi tufanın ardından günlerce sular üzerinde sürüklenirken erzak tükenme noktasına gelmişti. Elde kalan son birkaç malzeme; biraz buğday, biraz nohut, birkaç kuru meyve ve ne varsa bir kazanda buluşturuldu. Yokluğun içinden bereket doğdu. O gün kaynayan aşure, insanlığın hafızasına şükür, paylaşma ve dayanışmanın simgesi olarak kazındı.

Dikkat edin...

Aşure aslında bir varlık yemeği değil, bir yokluk yemeğidir.

Fakat bugün öyle bir noktaya geldik ki, Hz. Nuh'un yoklukta yaptığı aşureyi, milyonlarca vatandaş yoksulluktan dolayı yapamıyor.

İşte asıl utanç budur.

Bir zamanlar mahalle mahalle kazanların kaynadığı, kapıların aşure taslarıyla çalındığı, komşuluğun ve paylaşmanın bayramı olan bu gelenek bugün birçok evde sadece hatıralarda yaşıyor.

Çünkü artık aşure yapmak cesaret istiyor.

Buğday pahalı...

Nohut pahalı...

Fasulye pahalı...

Kuru üzüm pahalı...

Kayısı pahalı...

İncir pahalı...

Fındık, ceviz, badem zaten dar gelirlinin mutfağından çoktan sürgün edilmiş durumda.

Üzerine serpilecek birkaç nar tanesi bile hesap kitap konusu olmuşsa, burada durup düşünmek gerekir.

Çünkü mesele aşure değildir.

Mesele bir milletin mutfağıdır.

Bir ülkenin ekonomik durumunu anlamak için televizyon ekranlarındaki süslü grafiklere, büyüme masallarına veya pembe tablolara bakmanıza gerek yoktur. Tencereye bakın.

Eğer bir toplum, yokluğun sembolü olan bir yemeği bile yapamayacak hale gelmişse, orada ekonominin değil, vicdanın da iflası vardır.

Bugün yaşadığımız tablo tam olarak budur.

Bir zamanlar yokluğun yemeği olan aşure, artık zenginlik göstergesine dönüşmüştür.

Ne büyük bir ironidir ki, tufanın ortasında yapılan aşureyi, enflasyonun ortasında yapamıyoruz.

Hz. Nuh'un gemisinde kalan son malzemeler bir kazanda birleşebilmişti.

Peki ya bugün?

Maaşlar daha ayın ortasına varmadan tükenirken, emekliler pazardan artıkları toplarken, asgari ücretliler market raflarına uzaktan bakarken hangi bereketten söz edeceğiz?

Hangi paylaşmadan bahsedeceğiz?

Hangi ekonomik başarı hikâyesini anlatacağız?

Gerçek şudur:

Bir ülkede aşure kazanları sönüyorsa, sadece ocaklar değil umutlar da sönüyor demektir.

Çünkü aşure; birliktir, berekettir, komşuluktur, paylaşmaktır.

Aşureyi kaybettikçe aslında birbirimizi kaybediyoruz.

Bugün sorulması gereken soru şudur:

Yokluğun yemeğini bile lüks hale getiren bu düzenin hesabını kim verecek?

Hz. Nuh'un Gemisi tufandan kurtuldu.

Peki bizim mutfaklarımızdaki yangın ne zaman sönecek?

Bizim mutfaklarımızdaki tufan ne zaman dinecek?

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.