Siyasetin kulisleri bugünlerde oldukça hareketli. Özellikle MHP cephesinde üst üste gelen istifalar ve görevden almalar, akıllara tek bir soruyu getiriyor: Bu hareketliliğin Sinan Ateş cinayetiyle bir ilgisi var mı? Haftaya kıymetli meslektaşım Ertuğrul Kalafat’ın gündeme taşıdığı çarpıcı iddiaları mercek altına alarak başlayalım. Bakalım bu iddiaların izini sürdüğümüzde yolumuz nereye çıkacak?
Koltuk Hesapları ve Yanıltılan İradeler
Eski Ülkücü dostlarımızla yaptığımız sohbetlerde ilginç bir ayrıntı öne çıkıyor. Genel kanaat; Sinan Ateş cinayetinin doğrudan Devlet Bahçeli ile bir ilgisi olmadığı, ancak Bahçeli’nin koltuğunda gözü olan bazı genel başkan yardımcılarının bu süreçte parmağı olduğu yönünde. İşte tam bu noktada, Semih Yalçın’ın da desteklediği ifade edilen İzzet Ulvi Yönter’in istifası meselenin düğüm noktasını oluşturuyor.
Parti içinde bir kesim diğerlerini "ajanlık" ile suçlarken, karşı taraf ise muhataplarını "mafya ile iç içe olmak ve cinayete karışmakla" itham ediyor. Kim hangi yasadışı işin içinde, kim hangi cinayeti azmettirdi? Tüm bu soruların cevabı, önümüzdeki günlerde bir çorap söküğü gibi ortaya çıkacak gibi görünüyor.
İstanbul Teşkilatı ve Kritik İsimler Nerede Duruyor?
Burada asıl dikkat çekici olan, teşkilat içindeki bölünme. Semih Yalçın, Murat Kisbet, Hakan İmamoğlu ve Muhammet Fatih Yaşar gibi isimlerin yanı sıra İstanbul il teşkilatının neden Devlet Bahçeli’nin yanında değil de İzzet Ulvi Yönter’in safında yer aldığı büyük bir soru işareti.
Yoksa bu isimler, "Sinan Ateş’in genel başkanlık koltuğunda gözü var" diyerek Sayın Bahçeli’yi yanlış bilgilendiren ve süreci manipüle eden ekip miydi?
Vicdanları Yaralayan Leke: Tasfiye Yakın mı?
Ülkücü bir gazi babanın evladı olan Sinan Ateş’in sokak ortasında katledilmesi, sadece siyasi bir kriz değil, aynı zamanda Ülkücü camianın vicdanında açılmış derin bir yaradır. Bahçeli henüz hayattayken koltuk hesaplaşmasına girenlerin, bu cinayetin gölgesinde siyaset yapanların tasfiye edileceği yüksek sesle konuşuluyor.
Şahsi kanaatim odur ki; İzzet Ulvi Yönter’e destek veren başta İstanbul il teşkilatı olmak üzere bu ekibin tamamı ya istifa ettirilecek ya da görevden alınacaktır. Eğer Bahçeli’ye karşı bu "sessiz kalkışma" büyürse, MHP içerisinde çok daha sert bir "Sinan Ateş operasyonu" gündeme gelebilir. Devlet Bey’in bu konuda kimsenin gözünün yaşına bakmayacağı ise aşikâr.
Bu analizi hafızanızın bir köşesine not edin; siyasetin seyri bu satırlarda gizli olabilir.